Oda müziği nedir?

Klasik Batı müziğinin bir türüdür. Önceleri kilise ve tiyatro müziğine karşı olan, soylu kişilerin saraylarında, «oda» larında çalınmak üzere hazırlanan müziğe denmiştir. Bugün ise orta büyüklükteki bir odada, iki, ya da daha çok kişinin çaldığı müziğe denir. Tek keman veya tek piyano müziği de bu türe girer. En çok kaç çalgı bulunacağı sınırlanmamıştır. ilk oda müziği eserlerinde şarkı bölümü de vardı. 18. ve 19. yüzyıllarda ise, oda müziğinde insan sesinden vaz geçildi. En ünlü oda müziği bestecileri Scarlatti, Bach, Mozart, Haydn, Beethoven ve Chopin'dir.

Oda müziği, orkestra şefi gibi herhangi bir yönetici olmaksızın yapılır. Çünkü ikili (düo), üçlü (trio), dörtlü (quartet) vb. şekilde yapılan oda müziği icra edilirken her bir müzisyen yoruma kendi uslubunu katar ve bu sayede bir bütünlük oluşturulur. Ancak yine de müzisyenlerden biri yönetici olarak olmasa da yönlendirici olarak görev alır. Oda müziğinin adı, icraların herhangi bir konser salonunda değil de bir odada ya da küçük bir salonda yapılmasından ileri gelir. Genel olarak rastlanabilecek oda müziği toplulukları yaylı çalgılar dörtlüsü şeklindedir. Bu grup iki ke­man, bir viyola ve bir viyolonselden meydana gelir.

Oda müziği 17. ve 18. yüzyılda Avrupa'da daha da yaygınlık kazandı. 17. yüzyılın sonun­da İtalyan besteci Arcangelo Corelli "üçlü sonat" adıyla yeni bir oda müziği türü yarattı. Üçlü sonat sürekli bas'tan ve iki keman ya da iki flütten başka bir de klavsenden oluşuyor­du. Sürekli bas bir çalgı değil, kontrbas ya da viyolonsel ile çalınarak armoniye temel sağla­makta kullanılan bölümün adıydı. Bu durum­da üçlü sonat için dört çalgıcı gerekliydi. Corelli'nin üçlü sonat formu sonradan Henry Purcell, Jean Loeillet, Georg Friedrich Hän­del, Georg Philipp Telemann ve Johann Sebastian Bach gibi besteciler tarafından da kullanıldı ve geliştirildi.

oda müziği

Oda müziğinde önceleri tek bir çalgıya ağırlık verilirdi. Ünlü besteci Joseph Haydn çalgıların eşit derecede görev aldığı ve tümü­nün kusursuz bir uyum içinde kullanıldığı yaylı çalgılar dörtlüsünü yarattı. Haydn 1760'lardan 1809'da ölünceye değin yaylı çal­gılar dörtlüsü için 82 parça besteledi. 18. yüzyıl oda müziğinin klasik dönemi sayılabi­lir. Joseph Haydn, Wolfgang Amadeus Mo­zart ve Ludwig van Beethoven bu müziği geliştirip zenginleştirdiler. 18. yüzyılda soylu­ların konaklarındaki toplantılarda oda müzi­ğinin ağırlıklı bir yeri vardı.

19.yüzyılda Robert Schumann, Johannes Brahms, Aleksandr Borodin, Felix Mendels­sohn ve Antonin Dvorak yapıtlarıyla oda müziğine önemli katkılarda bulundular. Aynı dönemde, daha çok izleyici önünde çalmak üzere profesyonel dörtlüler oluşmaya başladı. Bu ilk topluluklardan en ünlüsü kemancı Joseph Joachim'in kurduğu yaylı çalgılar dörtlüsüydü. 20.yüzyılda, müzik dünyasının yeni arayış­lara yöneldiği bir dönemde oda müziği Béla Bauók, Dmitri Şostakoviç, Claude Debussy, Maurice Ravel ve Aaron Copland'ın yapıtla­rıyla daha da zenginleşti. Oda müziğinde insan sesine yeniden yer verilmeye başladı. Oda müziği, özellikle yaylı çalgılar dörtlülerindeki kusursuz denge ve uyum açısından birçoklarınca en "katıksız" müzik biçimi sayıl­maktadır.

Tarihçe

Oda müziğinin tarihi, 16. yüzyıla kadar uzanır. O dönemde aile arasında piyano eşliğinde, yaylı çalgılar için bestelenmiş eserleri çalarlardı. 17. ve 18. yüzyılda Avrupa'da daha da yaygınlık kazanan oda müziğinde ilk süreçte tek bir çalgıya ağırlık verilirken sonrasında yaylı çalgılar dörtlüsü sahneye çıktı. 18. yüzyılda soyluların toplantıları oda müziği eşliğinde yapılıyordu. 19. yüzyılda profesyonel dörtlüler oluşmaya başladı. 20.yüzyılda, oda müziğinde insan sesine yer verilmeye başlandı.

Öne çıkan isimler

Oda müziği konusunda 16. yüzyılın en ünlüleri William Byrd, Thomas Morley ve Alfonso Ferrabosco'ydu. 17. yüzyılın sonlarında İtalyan Arcangelo Corelli "üçlü sonat" adıyla yeni bir oda müziği türü yaratarak öne çıktı. Ünlü besteci Joseph Haydn 1760'lardan ölene kadar yaylı çal­gılar dörtlüsü parçalar besteledi. Aynı dönemde Henry Purcell, Jean Loeillet, Georg Friedrich Hän­del, Georg Philipp Telemann ve Johann Sebastian Bach gibi besteciler de oda müziğine katkıda bulunmuştur.

18. yüzyılda Haydn, Wolfgang Amadeus Mo­zart ve Ludwig van Beethoven bu müziği geliştirerek zenginleşmesini sağladılar. 19.yüzyılda Robert Schumann, Johannes Brahms, Aleksandr Borodin, Felix Mendels­sohn ve Antonin Dvorak oda müziğine önemli katkılar sundular. 20.yüzyılda Béla Bauók, Dmitri Şostakoviç, Claude Debussy, Maurice Ravel ve Aaron Copland'ın yapıtları oda müziğini daha çok zenginleştirmiştir.

Sözlükte "oda müziği" ne demek?

1. Az sayıda çalgı için ve özel toplantılarda çalınmak amacıyla bestelenmiş müzik.

Oda müziği kelimesinin ingilizcesi

n. chamber music

Son eklenenler

say